NIETZSCHE’NİN ÖZGÜRLÜK ANLAYIŞINDA “HAKİKAT” DÜŞÜNCESİNİN YERİ ÜZERİNE BİR İNCELEME
TABULA RASA : FELSEFE VE TEOLOJI, cilt.2, sa.43, ss.135-147, 2024 (Hakemli Dergi)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 2 Sayı: 43
- Basım Tarihi: 2024
- Dergi Adı: TABULA RASA : FELSEFE VE TEOLOJI
- Derginin Tarandığı İndeksler: Philosopher's Index
- Sayfa Sayıları: ss.135-147
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Süleyman Demirel Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Bu çalışmada hakikat düşüncesinin Nietzsche’nin özgürlük anlayışındaki yeri ve etkisi ele alınmıştır. Nietzsche, özgürlüğü salt bir kavram olarak sorgulanmaktan ziyade onu bir insan tipi üzerinden ele almaktadır. Bu insan tipi özgür insandır. Ona göre özgür insan kendi kararlarını verebilen, gücü elinde tutabilen ve kullanabilen, hayatın iyi ve kötüsünü aynı anda kabul edebilen sürü insanı ve trajik insan arasındaki bir insandır. Özgürlük, bu insan türünün yaptığı ve ölçüsü olduğu şey anlamına gelmektedir. Nietzsche’ye göre özgürlük ve özgür insanın önünde birtakım engeller bulunmaktadır. Bu engellerden biri de hakikat istemi/hakikat arayışıdır. Ona göre kesin bir hakikat arama çabası, insanın özgürleşmesi önünde büyük bir engeldir. Dinlerin kendi doğrularını salt hakikat olarak sunmaları, yaşamın kaynağı olarak kabul edilecek zorunlu bir arkhe arayışı, duyulur şeylerin önemini geçersiz kılan ideler dünyası tasarımı gibi birçok hakikat örneğinin dayatılması Nietzsche’ye göre aslında özgürlüğün önündeki engellerden başka bir şey değildir. Sonuç olarak Nietzsche’ye göre hakikat düşüncesinin özgürlük üzerindeki etkisinin ayrıntılı olarak incelendiği bu çalışmada mutlak hakikat arayışlarının özgürleşme konusunda olumsuz bir yeri ve etkisi olduğu sonucuna varılmıştır
This study examines the place and
impact of the concept of truth in Nietzsche’s understanding of freedom.
Rather than addressing freedom as an abstract notion, Nietzsche approaches it
through a specific human archetype: the free individual. According to him, a
free individual is one who can make autonomous decisions, wield and manage
power, and embrace both the good and the bad in life, standing somewhere
between the herd and the tragic individual. Freedom, therefore, represents both
the actions of this human type and the standard by which they are measured.
Nietzsche argues that there are certain obstacles to both freedom and the free
individual, one of which is the demand for truth or the search for absolute truth.
He contends that the pursuit of an ultimate truth is a significant barrier to
human liberation. The imposition of various models of truth -such as
religions presenting their own doctrines as absolute truth, the search for a
fundamental arche as the source of existence, or the construction of
an ideal world that devalues sensory experience—constitute, according to
Nietzsche, nothing more than obstacles to freedom. In conclusion, this study
finds that Nietzsche’s view on the influence of the concept of truth on
freedom underscores that the quest for absolute truths has a detrimental role
and impact on the process of liberation.