Evin birey üzerindeki etkisi ve Henrik İbsen'in oyunlarında mekânsal olarak çözümlenmesi


Arş. Gör. Aslıhan SAYGIN GEMİCİ

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Süleyman Demirel Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Sahne Sanatları Bölümü, Türkiye

Tez Danışmanı: Müşerref Öztürk Çetindoğan

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

İnsanoğlunun ilk çağlarda vahşi hayvanlardan korunmak ve barınmak için başlattığı ev arayışı zamanla bir ihtiyaç olmanın ötesine geçmiştir. Başlarda sadece bir gereksinim olan ev, yapı ve anlam bakımından başka bir boyut kazanır. Mahrem olan ev, insanın kendini ait hissettiği, kendiyle beraber anılarını da yaşattığı bir yer olmuştur. Evler artık sadece içeriyi dışarıya karşı koruyan duvarlar değil, bireyin kendi iç dünyasını yansıttığı ve kendi olabildiği özel alanlardır. Henrik Ibsen'in Bir Bebek Evi: Nora, Hedda Gabler, Hayaletler, Yapı Ustası Solness ve Yaban Ördeği oyunlarında, evin birey üzerindeki etkisinin incelenmesini amaçlayan bu çalışmanın girişinde, barınaktan başlayarak evin nasıl ortaya çıktığı ve ilk kentlerin nasıl oluştuğu incelenmiştir. Birinci bölümde, Antik çağlardan 19. yy'a kadar olan süreçte evin tarihsel gelişimi anlatılmış, ikinci bölümde evin kent ile olan ilişkisinden başlayarak, eve karşı duyulan aidiyet ve mahremiyetten söz edilmiştir. Üçüncü bölümde ise, Ibsen'in belirlenen oyunlarında ev içi mekânının oyun kişisine olan etkilerine bakılarak mekânsal bir çözümleme yapılmıştır. Sonuçta, Ibsen'in burjuva aile hayatını yansıttığı ve gerçekçi bir şekilde sunduğu sahne mekânının, oyun kişisi kadar ayrıntılı bir şekilde anlatıldığı ve mekânın oyun kişilerinin ruh haliyle doğru orantılı olduğu saptanmıştır.