Simülasyon evreni ve tutkuyu markalaştıran televizyon dizileri: Muhteşem Yüzyıl örneği


Doç. Dr. Selda LİMON

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Süleyman Demirel Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İşletme Anabilim Dalı, Türkiye

Tez Danışmanı: Nurhan Papatya

Tezin Onay Tarihi: 2012

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Aydınlanma döneminden Simülasyon Evrenine geçiş sürecinde insanlık tarihi çeşitli toplumsal dönüşümler yaşamıştır. İnsanın aklı ve yaratıcılığı, insanın yine kendisini ve tüm dünya gerçekliğini de dönüştürmüştür. İnsanın kendi eliyle yaptığı üretim toplumlarda yer alan tüm değerleri metalaştırmakta ve materyalist bir düzenin oluşumuna neden olmaktadır. Bu bağlamda çalışmada Baudrillard'ın Simülasyon Kuramından hareketle günümüzde yaşanan gerçeklik olgusu sorgulanarak, gerçeğin çözülüşü sonucunda değişen toplumsal dinamikler anlatılacaktır.İçinde yaşadığımız çağı tanımlayan simülasyon çağında teknolojinin ve iletişim araçlarının ilerlemesiyle birlikte etrafımızı gerçeğin ayırt edilmesi imkansız simülakrları sarmıştır, gerçek kendini aşarak hipergerçek (simülasyon) bir görünüme bürünmüştür. Televizyon ve bilgisayar sayesinde yaratılan gerçek olmayan dünyaların büyüsüne kapılan insanlar, simülasyona her geçen gün daha çok bağlanmakta ve yaşanan değişmelerle tüketim olgusu da farklı bir boyut kazanmaktadır.Tüketiciler giderek temel ihtiyaçlarını karşılamak için yapılan tüketimden, özellikle televizyon dizilerinin etkisi ile haz almak için gerçekleştirilen hazcı (hedonik) tüketime yönelmektedirler.Yeni dünya düzeninde tüketiciler, başkalarının sahip oldukları yaşam standartlarını, ulaştıkları refah düzeylerini, tüketim alışkanlıklarını televizyon dizileri ile görmekte ve yaşam kalitelerini yükseltmek için benzer tüketim davranışlarında bulunmaktadırlar.Tüketicilerin zaten içinde var olan tüketme tutkusu, kitle iletişim araçları, moda ve televizyon dizileri gibi araçlarla piyasayı dolduran tüketim nesnelerinin etkisi ile daha da artmaktadır.Günümüz izleyicileri/tüketicileri için ekranlarda yer alan ürünleri tüketme adeta mutluluğu yakalama aracı olarak kullanılmakta, günlük konuşmalar bile tüketim üzerine yapılmaktadır. Dolayısıyla tüketim, tüketicinin satın alınan nesne üzerinde yoğunlaştığı ve onu kendine göre anlamlandırdığı, gösterge ve sembollerle arzunun uyarıldığı, sadece ekonomik bir davranış değil, sosyal ve kültürel içeriklere sahip karmaşık bir süreç haline dönüşmektedir.Televizyon dizileri, duygu ve fantezileri destekleyerek hazcı tüketimi destekler niteliktedir. Televizyonun yoğun yönlendirmesiyle ve dizilerde yaratılan hiper gerçeklik olgusu ile ekran karşısında kalan izleyiciler yaşamın her alanında haz arayan bireyler haline dönüştürülmektedirler. Televizyon dizileri hayal bile edilemeyecek izlenim, deneyim ve fantazyaları mümkün kılarak tüketiciyi baştan çıkarmaktadır. Televizyon nüfusun büyük bir bölümünün hayat tarzlarının oluşturulmasında bir tür fiili tekele sahiptir. Sabun köpüğü olaylara önem atfederek, zamanı boşlukla doldurarak, asıl enformasyonu dışlamaktadır. Bu durumda televizyon zamanla gerçeklik yaratma aygıtı haline gelmektedir.Bu bağlamda günlük yaşamı şekillendirmede önemli olan fantazya ve düşler sunarak tüketicileri gerçeklik duygusundan uzaklaştıran televizyon dizilerinin yaratılan simülakrlarla, değişen tüketim kavramı ve tüketicilerin satın alma davranışlarına olan etkisi, ekonomik açıdan ve pazarlama açısından değerlendirilecektir.