The Issue of The Statute of Limitations for Investigations in the Public Service Disciplinary Regime


Celik D.

Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, vol.0, no.67, pp.175-218, 2026 (TRDizin)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 0 Issue: 67
  • Publication Date: 2026
  • Doi Number: 10.54049/taad.1913823
  • Journal Name: Türkiye Adalet Akademisi Dergisi
  • Journal Indexes: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Page Numbers: pp.175-218
  • Süleyman Demirel University Affiliated: Yes

Abstract

In this study, the legal consequences created in practice by the statute of limitations for investigations within the Turkish public personnel disciplinary regime are analyzed. It is observed that the short one- and six-month forfeiture periods stipulated in the legislation restrict the administration’s punitive authority, occasionally affecting the balance between material justice and legal stability to the detriment of public order. In particular, uncertainties regarding the legal boundaries of the “learning” concept, which initiates the limitation period, and the absence of a clear preliminary investigation procedure in the laws stand out as factors that procedurally complicate administrative practice. On the other hand, in contrast to the short periods in the general civil service regime, the complete absence of any investigation limitation period for the dismissal penalties of judges and prosecutors—who are expected to be shielded more from administrative pressure due to their professional independence—is evaluated as a notable contradiction within the legislation itself. The article also determines that the current rigid legal timeframes sometimes lead administrative judicial bodies to make divergent interpretations that exceed the letter of the law when resolving disputes. In the final section of the study, statute of limitations models featuring flexible, tiered, and suspending mechanisms in Continental European systems such as Germany, France, and Austria are examined; and alternative legal approaches more suited to the severity of the act and the nature of the process are opened to discussion for Turkish disciplinary law.
Bu çalışmada, Türk kamu personel disiplin rejiminde yer alan soruşturma zamanaşımı sürelerinin uygulamada yarattığı hukuki sonuçlar analiz edilmektedir. Mevzuatta öngörülen bir ve altı aylık kısa hak düşürücü sürelerin, idarenin cezalandırma yetkisini kısıtlayarak maddi adalet ile hukuki istikrar arasındaki dengeyi zaman zaman kamu düzeni aleyhine etkilediği görülmektedir. Özellikle zamanaşımını başlatan “öğrenme” kavramının hukuki sınırlarına dair belirsizlikler ve kanunlarda açık bir ön inceleme/teftiş usulünün yer almaması, idari pratiği usuli anlamda zorlaştıran unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Öte yandan, genel memuriyet rejimindeki kısa sürelere karşılık, mesleki bağımsızlıkları nedeniyle idari baskıdan daha fazla korunması beklenen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezalarında herhangi bir zamanaşımı süresinin bulunmaması, mevzuatın kendi içindeki dikkate değer bir çelişkisi olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca, mevcut katı yasal sürelerin idari yargı organlarını uyuşmazlıkları çözerken zaman zaman farklılaşan ve kanun lafzını aşan yorumlar yapmaya yönelttiği tespiti yapılmaktadır. Çalışmanın son bölümünde ise Almanya, Fransa ve Avusturya gibi Kıta Avrupası sistemlerindeki esnek, kademeli ve süreyi durduran mekanizmalara sahip zamanaşımı modelleri incelenerek; Türk disiplin hukuku için fiilin ağırlığına ve sürecin doğasına daha uygun alternatif hukuki yaklaşımlar tartışmaya açılmaktadır.