Turkish Adaptation Study of the Perceived Predictability Index and Its Relationship with Psychological Symptoms


Creative Commons License

Yıldırım F., TAŞKESEN T. Ç.

AYNA Klinik Psikoloji Dergisi, vol.13, no.2, pp.393-419, 2026 (ESCI, TRDizin)

Abstract

This study aimed to adapt the Perceived Predictability Index, developed to assess the predictability of internal and external sources of anxiety symptoms, into Turkish. After the index was translated, data were collected from two different samples in order to first conduct an exploratory factor analysis and then a confirmatory factor analysis, as recommended in the literature. The study’s first sample consisted of 209 individuals, 161 female (77.0%) and 48 male (23.0%), aged between 18 and 40. The second sample consisted of 193 participants, 166 female (86%) and 27 male (14%), aged between 18 and 51. The results indicate that the index is valid and reliable for use in Turkey. Unlike the original version, the Turkish form of the index consists of a single seven-item dimension. Higher scores on the scale indicate that the internal and external sources of anxiety-related situations are perceived as more unpredictable. Findings regarding the index's relationship with other psychological symptoms indicate that psychological symptoms increase as the perception of unpredictability increases. In this study, perceived unpredictable events did not differ based on whether they originated from internal or external sources. In other words, the original two-factor structure was replaced by a single-factor structure. The moderate positive correlation between the index and other psychological symptoms suggests that the index can be considered as a transdiagnostic -that is, a common risk factor that can be observed in many psychological disorders- concept. Future studies with clinical samples are needed.
Bu araştırma, kaygı belirtilerinin içsel ve dışsal kaynaklarının öngörülebilirliğini değerlendirmek amacıyla geliştirilen Algılanan Öngörülebilirlik İndeksinin Türkçeye uyarlamasının yapılmasını amaçlamaktadır. İndeksin çevirisi yapıldıktan sonra alanyazında önerildiği gibi ilk önce açımlayıcı faktör analizi, daha sonra doğrulayıcı faktör analizini yapmak için iki farklı örneklemden veri toplanmıştır. Araştırmanın ilk örneklemi, yaşları 18-40 arasında değişen 161’i kadın (%77) ve 48’i erkek (%23) 209 kişiden oluşmaktadır. İkinci örneklem ise yaşları 18-51 arasında değişen 166’sı kadın (%86) ve 27’si erkek (%14) 193 kişiden oluşmaktadır. Elde edilen bulgular, indeksin Türkiye’de kullanım için geçerli ve güvenilir olduğu sonucuna işaret etmektedir. İndeksin Türkçe formu, orijinal formundan farklı olarak yedi maddelik tek boyuttan oluşmaktadır. Ölçekten alınan yüksek puanlar kaygıyla ilişkili olabilecek durumların içsel ve dışsal kaynaklarının daha fazla öngörülemez olarak algılandığını göstermektedir. İndeksin diğer psikolojik belirtilerle olan ilişkilerine yönelik bulgular, öngörülemezlik algısı arttıkça psikolojik belirtilerin arttığını göstermiştir. Bu çalışmada, algılanan öngörülemez olaylar içsel ve dışsal kaynaktan gelmelerine göre farklılaşmamıştır. Yani orijinal formdaki iki faktörlü yapı, yerini tek faktörlü bir yapıya bırakmıştır. İndeksin diğer psikolojik belirtilerle orta düzey pozitif yönlü ilişkisi, tanılarüstü -yani birçok psikolojik bozuklukta rastlanabilecek ortak bir risk faktörü- bir kavram olarak değerlendirilebileceğine işaret etmektedir. Gelecekte klinik örneklem üzerinde yapılacak çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.