6 Şubat 2023 Depremlerinin Ardından İçme Suyu Kaynaklarının Hidrojeokimyasal ve Kalite Değişimlerinin Belirlenmesi ve İnsan Sağlığına Etkilerinin Değerlendirilmesi


Çelekli A.(Yürütücü), Şener E., Şener Ş., Harman B. İ., Sungur S.

TÜBİTAK Projesi, 1001 - Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı, 2024 - 2027

  • Proje Türü: TÜBİTAK Projesi
  • Destek Programı: 1001 - Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı
  • Başlama Tarihi: Ekim 2024
  • Bitiş Tarihi: Ekim 2027

Proje Özeti

06 Şubat 2023 tarihinde yerel saat ile 04:17’de ilksel sonuçlara göre merkez üssü Sofalaca-Şehitkamil-Gaziantep (37.1123 K 37.1195 D) merkezli ve aletsel büyüklüğü Mw=7.7 (ML=7.4) olan çok şiddetli bir deprem meydana gelmiştir. Depremin odak derinliği yaklaşık 5 km civarında olup sığ odaklı bir depremdir. Deprem Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu, İç Anadolu ve Akdeniz Bölgelerini kapsayan geniş bir alanda hissedilmiştir. Aynı gün yerel saat ile 13:24’de ilksel sonuçlara göre merkez üssü Ekinözü-Kahramanmaraş (38.0717 K 37.2063 D) merkezli ve aletsel büyüklüğü Mw=7.6 (ML=7.4) olan çok şiddetli bir deprem daha meydana gelmiş ve bu depremin odak derinliği de yaklaşık 5 km civarında olup sığ odaklı bir depremdir. Bu tarihten itibaren de birçok artçı deprem bölgeyi etkilemektedir. Depremler can ve mal kayıplarına sebep olan doğal bir afet olmasının yanında yerin içyapısında da deformasyonlara sebep olmaktadır. Eşzamanlı olarak, bu jeolojik yapı deformasyonları ve yer sarsıntısı genellikle hidrolojik ve çevresel olayları tetikler. Bu muhtemel olaylar, yeni su kaynakların oluşumu, mevcut su kaynakların tükenmesi, sıvılaşma, artan akışkan deşarjı, yeraltı suyu sıcaklık değişimi, yeraltı suyu seviyelerinde anormal dalgalanmalar ve suyun kimyasal bileşiminde değişiklikler olarak gözlenebilir. Önerilen projede, bölgede yaşanmış olan depremlerin ardından Kahramanmaraş ve Gaziantep il merkezleri ile birlikte fay hattı üzerindeki İslahiye, Nurdağı, Türkoğlu ve Pazarcık ilçe merkezlerinde içme suyu kaynağı olarak kullanılan yeraltı suyu ve yüzey sularının (göl/gölet, akarsu kaynağı) hidrojeolojik ve hidrojeokimyasal açıdan incelenmesi, mevcut içme suyu kaynaklarının kalite ve kullanılabilirlik özelliklerinin belirlenerek depremlerden sonra olası değişimlerinin ortaya konulması, bölgedeki optimum su yönetiminin planlanmasına yönelik detaylı araştırmaların ve içme suyu kaynaklarının sağlık risk değerlendirmelerinin yapılması amaçlanmaktadır.